Pazartesi Sendromu ile Yaşamak



Pazartesi Sendromu nedir? Pazartesi sendromu, kişilerin, hafta sonlarında ve yıllık tatillerinde yaşayabildikleri gerçek hayatlarından, otonom hayatlarına geri dönmek istememeleri sebebiyle her hafta tekrarlanan adaptasyon süreci döngüsüdür. Diğer adıyla “Pazar Gecesi Sendromu” dur.


Pazartesi Sendromu Belirtileri Nelerdir?


Belirtilerinin en başında işe ya da okula gitmeme istediği görülmektedir. Pazar akşamı başlayan isteksizlik durumu, ertesi sabah uyandıktan hemen sonra artarak devam eder. Yataktan kalkmak istememek, geçmeyen yorgunluk, isteksizlik ve uyku hali, adaptasyon sorunları ile karar sürecinde yaşanan güçlükler ve negatif duygu durum değişimleri yeni başlayan haftaya eşlik etmektedir. Tabi ki aniden ortaya çıkan baş ve mide ağrılarından söz etmemek olmaz.


Pazartesi Sendromu Ne Zaman ve Nasıl Ortaya Çıktı?


Geçmişi sanayi devrimine kadar uzanan, ülkemizde ve dünyada şu sıralar daha çok beyaz yaka çalışanların sızlanması olarak görülen bir olgudur. Özellikle endüstri toplumlarında, artan çalışan insan sayısıyla, şehirleşme ve şehirleşmenin götürüleri ile beraber gittikçe sesi yükselen bir sorun olarak ortaya çıktığını görülmektedir. Haftanın ilk iş günü pek çok çalışanın gözünde en sevilmeyen gün konumundadır.

Çalışanların haftanın ilk günü ile ilişkisinin, öğrencilik yıllarının başlamasıyla birlikte, yani çocukluktan itibaren ortaya çıktığı bilinmektedir.


Kısacası, yoğun geçen çalışma haftasının ardından küçük bir mola, kendine zaman ayırma olarak verilen hafta tatilinin kişiye yetmemesinden kaynaklanan bir durum olduğunu söylemek yanlış olmaz. Hafta sonlarında dinlemek ile özgürce yaşayabilmek arasında kalan öğrencilerin okullarına, çalışanların ise çalıştıkları yere bağlılıkları ile pazartesi sendromu ile arasında ters orantı olduğu düşünülmektedir. Yani işlerini seven insanlar, okullarını seven öğrenciler, tıpkı ev hanımları gibi bu gurubun arasında yer almamaktadır. Bulundukları yere aidiyet duygusu besleyen insanların pazartesi sendromuna kapılma oranları, diğer gruba kıyasla oldukça azdır.





Pazartesi Sendromu İçin Araştırmalar Ne Diyor?


Bu konu üzerine ülkemizde ve dünyada pek çok araştırma yapılmıştır. Ülkemizde yapılan bir araştırmadan örnek verelim. Aynı yerde, benzer statülerde masa başı çalışan bir grup kamu çalışanına 3 hafta boyunca çalıştıkları her gün kaygı envanteri ve anksiyete ölçeği uygulanmıştır.


Yapılan bu araştırmanın sonucunda çalışanların %50 sinden fazlasının haftanın ilk gününden itibaren fazlasıyla etkilendikleri gözlemlenmiştir. Aynı araştırma sırasında cuma günü duyulan kaygının diğer günlere oranla azaldığı görülmüştür. Araştırma sonucunda diğer bir deyişle pazartesi günü asılan suratlar cuma gününe doğru yumuşayıp, rahatlamaktadır.


Pazartesi Sendromu ile Nasıl Başa Çıkabiliriz?


Maalesef bunun için henüz net bir çözüm bulunamamıştır. Fakat birtakım önlemler alıp, kendinize göre düzenlemeler yaparak bu durumu hafifletip rahat geçmesini sağlamanın sizin elinizde olduğunu bilmelisiniz. Üzerinde çalışmış olduğunuz projelerinizi ya da işlerinizi uygun şekilde düzenleyerek kendi iş planınızı oluşturarak başlayabilirsiniz.

Programınıza elinizden geldiğince sadık kalıp, cuma günü bitirmeyi planladığınız işlerinizi sonraki haftaya sarkıtmamaya özen gösterin.


Bir önceki haftadan sarkan işlerinizin yeni haftanızın huzurunu kaçırmasına izin vermeyin. Pazar günü yapacağınız hafif egzersiz ve yürüyüş, belki de sizin için bir sonraki haftanın anahtarı olacaktır. Haftaya başladıktan sonra oluşan semptomları bertaraf etmek için aşırı kahve tüketiminden uzak durun. Kahve ve kahve gibi uyarıcı özelliği olan maddeler konusunda ölçülü davranın. Fazla kafein tüketimi huzursuzluğu tetikleyebilir. Rahatlatıcı özelliğe sahip çaylar içmekten çekinmeyin, özellikle melisa, lavanta ve papatya gibi bitki çayları huzursuzlukla daha kolay baş etmenize katkı sağlar. Tüm bunları uygulayıp, suratlarınızı asılmaktan büyük ölçüde kurtarabilirsiniz.

9 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör